Anasayfa Hakkımızda Reklam İletişim
Yslam
 
firaset anasayfa
Yslam
Yslam
Geri Dönenler
Geri Dönenler
28/08/2007


    Yazın müjdecisi cıvıl cıvıl kuşlar,tomurcuklanan güller ve ağaçlarda ki rengarenk açan çiçekler,sokaklarda oynayan çocuklar,alış veriş yaparak evlerine giden insanlar ne kadar da güzel gözüküyordu.Camdan dışarısını seyre dalan Mehmet bey kendinden geçmiş vaziyette nerede olduğunu bile unutmuş haldeyken kendini ofisin sıkıcı ortamında kalan bir mahkum gibi hissetti bir an.Masanın üzerinde yapılması gereken yığılmış işler,eve giderken yapacağı alışveriş,akşam gelecek misafirleri,aile sorumluluğu,ofisteki insanların tutumları ve müdürün kaprisleri arasında sıkışıp kalırken dışarıdaki güzellikler ne kadar da cazip geliyordu ona.Gözleri duvardaki saate ilişene kadar devam etti bu hali.Ama zamanının az kaldığını anlayınca son hızla işleri bitirmeye yönelik başladı çalışmaya.Çıkış saati geldiğinde bazı işleri bitirememişti ama önemli olanları halletmenin verdiği rahatlıkla tamamlanan dosyaları yerlerine yerleştirip,bitiremediklerini de çekmecesine koyarak yavaş yavaş çıkan arkadaşlarının arasına katılarak az önce bunaldığı bu ortamdan kendisini attı dışarıya.

    Mehmet bey,imanlı ve son derece de Allah’ın dinini yüceltmek için uğraşı veren birisiydi.Bu yüzden çok fazla iş değiştirmiş,

    - İnancıma ters düşen bir ortamda olmaktansa işsiz kalırım diyebilme cesaretinde bulunan nadir insanlardan biriydi.İnandığı din ile bu dünyalık geçimi kıyaslayamayacak kadar ayakları bu dinde sabit bir insandı. Bu şekilde olmasından dolayı çevresindeki pek çok insan onun adı telaffuz edildiğinde tebessüm ederek vasıflarını şöyle sıralıyorlardı.

    Mehmet bey son derece dürüst,emin,ahlaklı,haksızlığa karşı çıkan ve inandığı değerleri sahiplenerek Yaradanının yolundan gitme gayretinde olan bir insan,yani Müslüman birisi. Amaç ta bu değilmiydi?Müslüman elinden ve dilinden emin olunandır.Böyle inanıyordu oda.Böyle yaşıyordu.Ve sürekli de bu şekilde olabilmek için dua ediyordu Rabbine;

    ‘Rabbim benim ve tüm inanların ayaklarını bu dinde sabit kıl’

    Etrafındakilere bildiklerini anlatırken kendini unutanlardan değildi.

    ‘Siz insanlara iyiliği emredersiniz de kendinizi unuturmusunuz?’ Evet bu ayet onun yaşamını biçimlendiriyordu.

    Hayatına ayetler yön veriyordu.Yaşamını şekillendiren Rasulün pratiğiydi.Onu üzen şeylerde oluyordu mutlaka.Mesela İnsanların inançlarından dönerek, bir şeyler uğruna tercihlerini şeytandan yana kullanmaları.Allah’ın emirlerini paraya,makama,statüye, koltuğa,bu dünyada refaha,villalara,son model lüks arabalara tercih eden insanlar üzüyordu onu.En çokta, onu İslam’la tanıştıran,gerçekleri görmesini,idrak etmesini sağlayan yani hidayetine vesile olan çok saygı duyduğu arkadaşı,sırdaşı Selimin hali üzüyordu.Selim’in her şeyi terk ederek üç olan dükkan sayısını fazlalaştırma adına gece gündüz çalışması, hak ve hukuku gözetmeden yanında çalıştırdıklarına adaletli davranmayışı,Evde bekleyen eşi ve çocuklarına rağmen başka biriyle geziyor olması,son duyduğuna göre de Namazını bile terk etmiş olması onu çok düşündürüyor,her aklına geldiğinde de Al-i İmran suresindeki şu ilahi kelam dökülüyordu dilinden;

    - Rabbimiz,bizi hidayete eriştikten sonra kalplerimizi kaydırma ve yanından bize bir rahmet bağışla.Şüphesiz ki bağışı en çok olan sensin.

    Evet bu şekilde dua ediyordu Rabbine.Çünkü o bu şekilde yaşamak ve bu şekilde ölmek istiyordu.İman etmekle yetmiyor,bir de onda kararlı olmalıydı insan.Yaradan,yarattığı kulu çok iyi bildiğinden İMAN EDİN emrinin yanı sıra Meryem suresinde İBADETTE KARARLI OL emrini de vererek,insanların cayacağını vurgulamış olması onu bu şekilde sık sık dua etmeye yöneltiyordu.

    Böylesi düşüncelerle eve gelmişti.Eşi her zaman ki gibi gülümseyerek kapıda karşılamıştı onu.İçeri girer girmez neşe içerisinde oynayan çocukları sarıldılar babalarına.O ise tüm yorgunluğu gitmiş onlarla şakalaşmaya başlamıştı.Eşinin sesiyle bıraktılar şakalaşmayı;

    - Yemek hazır.Hadi buyrun.

    Mehmet bey üzerini değiştirip,ellerini yıkadıktan sonra masaya oturan ev halkının yanındaki yerini almıştı.Bu defa da o günü nasıl geçirdiklerini soruyorlardı birbirlerine.İki oğlu birde kız çocuğu vardı Mehmet beyin.Üçünü de çok sever hiç biri arasında ayırım yapmadan eşit davranırdı.Kaşığı eline alır almaz çalan telefon sesiyle yerinden kalktı,diğer odada bir müddet konuştuktan sonra omuzları çökmüş,bitkin ve çok üzgün bir halde geldi mutfağa.Eşi merak etmişti.Onu bu derece üzen mutlaka önemli bir şey vardı.Hararetle sordu;

     - Hayırdır bey.Ne oldu? Kötü bir haber mi var?

     Mehmet bey sorulan soruyu duyuyor fakat cevap veremiyordu.Masada iştahla yemeklerini yiyen çocuklarına baktı.Eşi de o yemediği için bir şey yemiyor sadece olan biteni anlamaya çalışıyordu.Nihayet çocuklar yemeklerini yemiş,odaya geçmişlerdi.Eşi,sandalyede yığılıp kalan Mehmet beye bir daha sordu;

    - Mehmet ne oldu?Telefon açan kimdi?

     - Arkadaşım.

     - Hangi arkadaşın?İnsan arkadaşı aradı diye bu kadar kahrolmaz ki.Ne olur söyle ne dedi?

     - Bizim Selim vardı ya

    - Tamam biliyorum.Uzun zamandır görüşmüyordunuz hani.

     - Evet işte o Selim,arabasıyla kaza yapmış

     - Bir şey olmuş mu?

     Mehmet beyin gözleri sulanmış sesi titreyerek zoraki cevap veriyordu eşine.

     - Hastaneye kaldırmışlar,ama kurtulamamış.Dün gece ölmüş

     Eşi de çok üzülmüştü.Ama Mehmet beyin daha fazla üzüldüğü kesindi.Onu teskin etmesi gerektiğini düşünerek atıldı söze;

    - Ne diyelim. Hayat bu. Biz sadece İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN

    diyebiliriz.Üzücü ama ne yapalım Allah’ın takdiri. Kendini çok üzme hepimiz öleceğiz bir gün.

    Mehmet bey eşine dönerek titrek bir şekilde cevap verdi;

    - Evet Allah’tan geldik ve yine ona döneceğiz. Selimin ölmesine üzüldüm ama benim üzüntüm onun ölmesinden ziyade ne şekilde ve ne hal üzerineyken öldüğü.Bundan üç sene önce son derece İmanlı ve Allah’ın dinin ayakta tutabilmek için çalışan bir insanken değil de,her şeyi bırakarak bu dünyalık için çalışmaya dalıp topuklarının üzerinde gerisin geriye döndükten sonra ölmüş olması.Beni asıl üzen bu.Demek ki daha fazla çalışmamız gerekiyor.Demek ki Müslüman olabilmek için gösterdiğimiz gayreti,Müslüman kalabilmek içinde göstermemiz gerekiyor ki Müslüman olarak ölebilelim.Allah her birimizin canını Müslümanken alsın.Son nefesimizi,bu dini yüceltmek için uğraşırken verebilmeyi nasip etsin.Allah’dan Müslüman olarak geldik,O’nun yanına Müslüman olarak döneriz İnşallah...


Mükerrem BULUT




 

Aynı Kategoriye Dön

 
 
Untitled Document
Yslam
 
Güncel Haber
firaset islam
Yslam
Sen de Katıl

 
firaset islam
Yslam
Sponsor Reklam
 
firaset islam
Yslam
Bir Ayet
ALLAH'IM! Beni bağışla. Bana merhamet et. Benden razı ol. Beni kabul et. Cennetine girdir. Cehenneminden koru. Durumumun tamamını düzelt. Dediler ki; Artır. Buyurdu ki: Hayrın tamamını toplamadım mı?



( Hadis-i Şerif - 0)

 
firaset islam
Yslam
Bir Hadis
Mü’minin durumu gıbta ve hayranlığa değer. Çünkü her hâli kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece mü’minde vardır: Sevinecek olsa, şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir belâ gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur.

Müslim, Zühd 64


 
firaset islam
Yslam
 
Untitled Document
 
 

İslam

Kuran

Hadis

Arapça

Dini Site
Tasarım ve Yazılım
Taha Medya
www.tahamedya.com