Anasayfa Hakkımızda Reklam İletişim
Yslam
 
firaset anasayfa
Yslam
Yslam
Balarısı İle Karatavuk
Balarısı İle Karatavuk
28/08/2007


    Sevgili Çocuklar!..

    Bu kez size yararlı bir canlıyı ele alarak hikâyeme konu yapmak istiyorum:

    Tavuk ve tavukçuluk konusunda, içinizde bilgi edinmiş olanlarınız vardır sanırım. Hiç kuşkusuz tavuk denilen kümes hayvanlarını yakından bilirsiniz. Hatta bunların civcivlerini ellerine alıp sevenleriniz olmuştur.

    Eti ve yumurtalarıyla çok yararlı bir besin kaynağımız olan tavuk, omurgalı canlıların kuş sınıfı, tavukgiller takımı arasında yer alır. Bu yüzden, kuşlar türünün birçok özelliklerine sâhiptir: Başı küçük, ağız görevi yapan gagası, yem toplamada son derece beceriklidir. Tepesinde kırmızı bir ibik, çenesinde de kendine özgü iki parça etten oluşan bir sakal bulunur. Horozda ve bâzı cins tavuklarda bu ibikler daha büyüktür. Bunların renk parlaklığı ve canlı görüntüleri sağlıklı oluşlarının belirtisidir. Başının iki yanındaki yuvarlak küçük gözlerini, üç perdeli kapaklar ışıktan korurlar. Birer delikten ibaret olan kepçesiz kulakları gözlerine yakındır.

    Tavuğun başı, boynu üzerinde rahatça arkaya dönebilecek yetenekte olduğu için, gerisini de kolayca görebilir. Gövdesini örten yumuşak tüyleri, iki kanadını aralarında gizler; Bu kanatlar, tavuğa kısa uçuşlar sağlarsa da pek zora gelmeden uçmak istemezler.

    Tavukların kuyruğu kısa olmasına karşı, horozların kuyruğu daha uzundur ve tırpan biçimindeki telekleri'nin rengi parlak ve göz alıcıdır. Tavukların ayakları dörder parmaklıdır; Bunların üçü önde birisi arkadadır; horozların ayaklarında ayrıca "mahmuz" denilen bir çıkıntı bulunur.

    Tavuklar, tüneklerinde dengelenerek dururlar; Bu durumda yere düşmeden uyur ve dinlenirler. Tavuk, tünediği zaman, bacak kasları hemen kasılır, parmaklar içe doğru kıvrılarak tüneği sıkıca kavrar.

    Tavuğun derisini örten tüy ve telekler, birbirine yapışık gibidirler; Aralarında bulunan bir damar, tavuğun gövdesi ve teleklerine besin sağlar. Tavuğun tüyleri genellikle, beyaz, kara ve kahverenginde olur; başlıca görevleri, canlıyı hava değişiklikleri, soğuğa ve sıcağa karşı korunmalarını sağlamaktır.

    Tavuğun midesi, iç organlar bakımından kuşlarda olduğu gibidir ve kursak, önmide ve katı bölümlerinden oluşmuştur. Tavuk, yediği yemleri, önce kursak ve önmide de yumuşatır; sonra da katı organ bunları, tavuğun yuttuğu kum ve taşlarla halleder; sıvılaşan yemleri güçlük çekmeden sindirir.

    Tavuk, çok obur bir yaratıktır; gagası yerden kalkmaz. Filiz, yaprak, dene ne bulursa durmadan atıştırır; parmaklarıyla eşelediği yumuşak topraklardan bulduğu böcek ve kurtçukları da kursağına indirir.

    Tavuk, suyu emerek içmeği beceremez; bir içimlik suyu, alt gagasına doldurup, başını yukarıya kaldırarak yudumlar.

    Kümes hayvanlarımızdan olan tavuklar, kuşlar gibi yumurtlar ve kuluçkaya yatarak çoğalırlar. Yumurtalarının yapısı, akı ve sarısı olmak üzere iki tür besin kaynağından oluşmuştur. Yuvarlak olan dış kabuğu ise kireçle kaplanmıştır. Cins tavuklar bir yılda ikiyüzelli, üçyüz kadar yumurta yumurtlarlar.

    Yavrularını en iyi biçimde gözetip kollayan canlıların başında tavuk gelir. Civcivlerini kanatları arasında özenle saklayıp onları korur.

    Evcil tavukların pek çok türü vardır; Anayurtlarıysa Asya'dır; Hindistan ve Malezya'dan bütün dünya'ya yayılmışlardır. Yurdumuz'daki yerli türlerin içinde en ünlüleri, Hacıkadın, Denizli ve Cebeci adıyla anılanlarıdır. Denizli horozlarımız, seher vakitlerinin güzel sesli habercileridir. Siyah renkli, küçük yapılı Gerze tavukları birer biblo görünümündedirler. Siyah, beyaz ya da kahverenkli türleri olan tepeli tavuklar, başlarına kalpak giymişler gibidir sanki... İspenç tavukları da ufak yapılıdır. Beç ya da Nemçe adıyla anılan tavukların etleri çok Iezzetlidir.

    Sevgili çocuklar!.. adlarını sayamadığım daha pek çok tavuk türü vardır. Denizli horozu gibi ötücülüğüyle ünlü olanların yanısıra, döğüşgenliğiyle bütün Dünya'ca tanınmış Hind horozlarından da söz etmeden geçemiyeceğim: Tüyleri az fakat mahmuzları son derece güçlü bu tür horozlar, horoz döğüştürücülerin gözdeleridir.

***


    Sevgili Çocuklar!.. şimdi de size balarısı ile bir tavuğun hikâyesini anlatmak istiyorum:

    İlkbahar'ın en güzel günlerinden birisiydi. İrili ufaklı canlıların tümü geçimlerini sağlamak için, büyük bir çaba içerisinde çalışmalarını sürdürüyorlardı.

    Kış aylarının uyuşuk tabiatı, yeniden canlılık kazanmış; kırlarda, koyun kuzular otluyor; bağ ve bahçelerde toprağı belleme, sürüp ekme ve dikme işleri sürdürülüyordu. Kelebekler, balarıları çiçek özü toplamak için birbirleriyle yarışıyorlardı.

    İşte böylesine canlı ve hareketli günün sabahında, sevimli küçük bir balarısı da, erkenden bir tavuk çiftliğinin çok yakınındaki meyve bahçesinde, çalışmalarına başlamıştı. Nevar ki, balarısı'nın kovan kraliçesinin, bu tavuk çiftliği kümeslerine yaklaşmamaları hakkında uyarıları vardı.

    Küçük balarısı, bu uyarıyı unuttuğu, ya da pek önem vermediğinden olacak ki birara tavuk kümeslerine doğru yönelmekte bir sakınca görmemişti. İlk kez geldiği bu yöreyi beğenmiş olacak ki, sevinçle kanat çırparak çevre de bir süre tur attı. Bahçedeki meyve ağaçlarının değişik türde oluşu, üzerlerinde kanat çırparak uçuşan kuşların cıvıltıları onu etkilemişti. Kendi kendine: "Burada hayat var... Kraliçemiz bize burasını neden yasaklamış ki... Bahçenin her yanı çiçek dolu... Bunların çiçek özlerini rahat toplamak varken, kırlara, uzak yörelere gitmenin anlamı var mı?!" diye düşünen balarısı, çiçek çiçek dolaşmaya başlamıştı. Biraz sonra kümeslerin bulunduğu yere kadar sokulmuş bulunuyordu. Birden, çevreyi çepeçevre sarmış bulunan tel kafeslerin ardında, o ana kadar hiç görmediği bazı yaratıkların, başları yerde, birşeyler arıyorcasına gezindiklerini gördü.

    Arıcık, ilk kez bir tavuk topluluğu görüyordu. Bunlardan kimi tel kafeslerin ardında gezinirlerken, kimi de tüneklerinde uyuklar gibi duruyorlardı.

    Bizim küçük yaramaz balarısı, kümes tellerinden birisine konarak, onları bir süre izledi. Bu canlıların değişik yaşantısı, arıcığı iyice meraklandırmıştı. Hafifçe vızıldayıp, bulunduğu yerden uçarak, kümes tellerinden içeriye girdi; çevresine bakınırken, follukların bulunduğu yere doğru yöneldi.

    İşte tam bu sırada bir gürültü kopuvermişti. Arıcık, bu sesten çok korkmuştu. Yaygarayı koparan kapkara bir tavuktu. Gıdaklaması öylesine çirkin ve soğuktu ki, folluğundan kalkmış; üst üste uzun uzun cayırtı koparıyor; aynı anda da çevresinde dönerek şov yapıyordu.

    Küçük balarısı, korku ve telaşla, kümesin kapısına güçlükle tutunabilmişti. Bulunduğu yerde tir tir titriyor; tavuğun yaygarası uzayıp gidiyordu. Birden bire, ensesine bir şeyin dokunmak üzerine olduğunu algılayıvermişti. Şaşkınlığı anında bir başka tavuğun kendisine yaklaştığını görememişti. İşte ensesinde hissettiği, bu tavuğun gaga vuruşuydu. Atik davranıp da zamanında havalanmamış olsa, yaşamı sona eriverecekti.

    Saf küçük balarısı, havada kanat çırparak kendine gelmeye çalıştı; korkusu biraz hafiflemişti. Derince soluk alarak çevresine bakındı. Bir anda yaşadığı olaylar ve görüntüler onun monoton hayatına renk katmış; dilediğince yaşama duygusundan tad almaya başlamıştı.

    Karatavuğun başlattığı yaygaraya, şimdi öteki tavukların bir bölümü de katılmış bulunuyordu. Bu gıdaklamalar, arıcığı oldukça neş'elendirmişti; dudağının bükülüşünde gülücükler gezinirken; "Ah! Şu görüntüye kraliçemizin de tanık olmasını ne kadar isterdim.'' Diye düşünmeden edemedi. Sonra bakışlarını hâlâ gıdaklayıp yırtınmakta olan karatavuğa çevirerek kendi kendine konuştu:

    Şu kara tavuğa bakın hele!.. Bir ak yumurta yumurtladım diye ne kadar yırtınıp şamata yapıyor; haspanın başına sanki kraliçe tacı giydirmişler... Be hey şaşkın tavuk!.. Altın mı yumurtladın sanki?!. Alt tarafı bir tek yumurta çıkardığın... Üstelik rengini bile yansıtmıyor bu yumurta... Neyine böbürlenir durur bilmem ki bu arsız!.. Oysa ben öyle miyim ya!.. sapsarı olan ürünüm kendimi yansıtıyor; petek petek dolu kovanımla ben hiç bunun gibi kibirleniyor, gururlanıyorum mu?!. Büyüklenmek yalnız yüce yaratana yaraşır; yaratıkların alçak gönüllü olması gerekir. Gerçi başka canlılara yararlı olmak da elbet güzel bir şey, yumurta da yararlı bir besin kuşkusuz. Hele çocuklar için küçümsenemez değerde bir besin kaynağı... Nevar ki, benim ürünüm, daha az mı yararlı?!. Balımız, beslenme ve sağlık konusunda en değerli besinlerden birisidir. Gereksiz yere kovanlarımıza yaklaşan insan ya da öteki canlılara kızdığımız olur elbet de!.. O zaman onlara iğnelerimizi batırıyoruz. Bunun dışında biz arılar uysal sayılırız. Oysa şu tavuk denilen canlıların geçimsiz olduğunu biraz önce gördünüz; beni nasıl da gagalamak istedi. Eğer çevik olmasaydım beni bir vuruşta yutuverecekti. Oysa ben öyle miyim ya?! Hiç kimseye zararım olsun istemem. Hele hele hiç haram Iokma yemem... Çiçeklerin izniyle, onları incitmeden çiçek özü toplar; bunlardan yararlı ve şifalı bal ürünü yaparım. Oysa, birçok zararlı böcek ve şu karatavuk gibi canlılar, ekili, dikili ürünlere zarar vermekte çekinmezler.

    Bu sırada, karatavuk, yorulmuş olacakki, yaygarayı kesmişti. Sanki, biraz önce yaygara koparan o değilmiş gibi, tel kümesin içinde gezinmeye ve yerlerde yiyecek birşeyler aramaya başlamıştı.

    Küçük balarısı, kısa bir an karatavuğu izledi; sonra da yüzünde hayret belirtisi oluşurken, kendi kendine: "Demek böyle çerçöple yaşayanlar da varmış...'' diye konuşmadan edemedi.

    Arıcık, bu sözlerinden sonra, kıvançlı bir durumda, kanatlanarak uçtu. Biraz sonra tavuk kümeslerinden uzakta meyve bahçesindeydi. Pembe elma çiçeklerinin çoğunlukta bulunduğu ağaçlar üzerinde, çiçekten çiçeğe dolaşarak öz suyu derlemesini sürdürdü.

***


    Sevgili çocuklar!.. Küçük balarısı ve karatavuğun birbirlerine ters düşen davranışlarını gördünüz değil mi?!. Hayatınız, yararlı ürünler veren canlılar gibi çalışarak geçsin. Nevar ki, karatavuk gibi yaptıklarınızla, öğünüp böbürlenmeyiniz. Arılar gibi alçak gönüllü olunuz; çalışmalarınızı başkaları değerlendirsin; eserlerinizle siz değil, yaşadığınız toplum ve insanlık övünsün!..




 

Aynı Kategoriye Dön

 
 
Untitled Document
Yslam
 
Güncel Haber
firaset islam
Yslam
Sen de Katıl

 
firaset islam
Yslam
Sponsor Reklam
 
firaset islam
Yslam
Bir Ayet
ALLAH'IM! Bana azgınlık yapana karşı bana yardım et. Bana zulmedenden intikamımı al. Bedenime afiyet ver. Gözümü ve kulağımı bana faydalandır. Onları bana varisçi kıl.
Hadis-i Şerif


( Hadis-i Şerif - 0)

 
firaset islam
Yslam
Bir Hadis
Dünyada tıpkı garip hatta bir yolcu gibi davran

Buhari rikak 3, tirmizi zühd 25


 
firaset islam
Yslam
 
Untitled Document
 
 

İslam

Kuran

Hadis

Arapça

Dini Site
Tasarım ve Yazılım
Taha Medya
www.tahamedya.com