Anasayfa Hakkımızda Reklam İletişim
Yslam
 
firaset anasayfa
Yslam
Yslam
Hilekârlığın Sonu
Hilekârlığın Sonu
28/08/2007


    Ahmet’in köyünde insanlara yeni bir kazanç kapısı açılmıştı. Hayvancılıktan geçimini sağlayan köylü artık sütünü de değerlendirebiliyordu. Köylülerin refah seviyesi bu sayede biraz daha artmıştı.

    Yaz mevsiminde artan süt kış mevsiminde biraz azalıyordu. Yeşil çimenleri bulamayan hayvanların kışın fazla süt vermesi mümkün olmuyordu.

    Henüz ilkokul çağında olan Ahmet bunu anlıyordu, ama anlayamadığı bir konu vardı. 0 da komşuları Hüsnü Beylerin vermiş olduğu süt miktarıydı.

    Hayvanları az ve küçük olmasına rağmen Hüsnü Beyler kimi zamanlarda normalin iki katı süt veriyorlardı. Ahmet bunu bir türlü çözememişti. İşte bir gariplik vardı.

    Bir sabah babasıyla pencerede otururken yine sütleri toplayan minibüs geldi. Annesi kendi sütlerini götürdü. Hüsnü Beyin hanımı Şaziye Hanım da sütü götürdü. 0 gün yine sütü normalden çoktu. Ahmet hemen babasına sordu:

    – Baba, Şaziye teyzelerin inekleri bizimkilerden az, ama bazı günler bizden çok fazla süt veriyorlar, bu nasıl oluyor? Ben bunu anlayamıyorum?

    – İyi tespit etmişsin oğlum, gerçekten öyle.

    – Peki nasıl oluyor?

    – Gördüğün gibi oluyor.

    – Anlamadım!

    – Oğlum sana görev veriyorum. Bunun nasıl olduğunu çözmek istiyorsan her sabah bu pencereden bir hafta boyunca sütün verilmesini, alınmasını takip et, ben de yanında olayım. Ondan sonra sorunun cevabını bulacağından eminim. Ama çok dikkatli bakacaksın, Çünkü gerçekler ayrıntılarda gizlidir. Sütün getirilişini, kim tarafından toplandığını, getirmenin zamanlamasını iyi takip edeceksin, tamam mı?

    – Baba söylesen ne olur sanki?

    – Söylemesi kolay, ama senin çözmen daha iyi olur.

    Ahmet babasıyla anlaştı, bir hafta boyunca süt toplanmasını pencereden izlemeye karar verdiler. Ahmet’i büyük bir merak sarmıştı.

    Sütü komşuları Mustafa Beyin oğulları İsmail ve Hüseyin topluyorlardı. Bu iki kardeş iş durumuna göre aralarında görev dağılımı yapıyorlardı. Kimi zaman İsmail, kimi zaman ise Hüseyin topluyordu. Topladıkları sütü kooperatife teslim ediyorlardı.

    Hüseyin; çok ince düşünen, her şeyin hakkı ile yapılmasına özen gösteren, haramı helalı iyi bilen biriydi. İsmail ise o kadar dikkat etmiyordu. İşi süt tankına süt doldurmak, tartmak, para dağıtmaktan ibaret olarak görüyordu.

    Haftanın ilk iki günü sütü Hüseyin topladı. 0 iki günde Şaziye hanım yirmi litrelik kovada süt vermişti. Üçüncü gün ise sütü kardeşi İsmail topluyordu. İlk iki gün birer kova süt getiren Şaziye hanım o gün iki kova, yani kırk litreye yakın süt getirmişti.

    Dördüncü gün de sütü İsmail toplamış, süt yine çok gelmişti. Beşinci gün ise sütü Hüseyin topladı. Süt azalmıştı ve yine bir kovaydı.

    Gün geçtikçe Ahmet bir şeyler fark etmeye başladı. Beşinci günde babası Ahmet’e pencerenin önünde oturarak süt toplanmasını izlerken sordu:

    – İşin sırrını çözdün mü oğlum?

    – Zannediyorum çözdüm.

    – Peki nasıl oluyor da kimi zamanlar fazla, kimi zamanlar az oluyor?

    – Toplayana göre değişiyor.

    – Nasıl?

    – İsmail ağabey gelen sütü tartıp süt tankına dolduruyor.

    – Peki Hüseyin ne yapıyor?

    – 0 ise süte bir ilaç katıyor. Fark olarak bunu gördüm.

    – Aferin oğlum, problemi çözmüşsün. Süte katılan o ilaç ne işe yarıyor biliyor musun?

    – Hayır.

    – O ilaç sütün yağ ve saflık oranını ölçüyor. Yani hileli olup olmadığını gösteriyor.

    – Nasıl hileli olur ki?

    – Su katınca hileli olur.

    – Peki bir şey daha fark ettin mi?

    – Hayır.

    – Dikkat ettiysen Şaziye hanım sütü en son getiriyor. Bunun sebebi ne biliyor musun?

    – Hayır.

    – Bunun sebebi de şu; Şaziye hanım sütü, toplayana göre getiriyor. Eğer İsmail topluyorsa, o sütün değerini ölçmüyor diye süte o sırada su katıp getiriyor. Yani sütü su ile çoğaltıyor.

    – Bunu nasıl biliyorsun baba? Teyzenin günahını almayasın.

    – Geçtiğimiz günlerde yine süt toplanırken annene bir kova lazım olmuş, Şaziye hanımlarda olduğunu bildiği o kovayı almaya gidince Şaziye hanımın suyu süte kattığını görmüş, zaten şüpheleniyordu, gözleriyle görmüş.

    – Bu söylediklerin gerçek mi baba?

    – Evet maalesef böyle oğlum.

    – Ama bu helal kazanç değil baba. Bu doğru bir şey değil.

    – Evet, maalesef böyle oğlum. Sütün neden bu kadar ucuz olduğunu hiç düşündün mü?

    – Hayır.

    – İşte böyle yapanlar bunun sebeplerinden birini oluşturuyor. Tabii bunun dışında başka nedenler de var. Bu açgözlü insanlar olmasa, herkes hakkına razı olsa, helal kazancına haram katmasa bu sütten daha fazla para kazanacağız. Sütü kaliteli olan da sulu olan da aynı parayı alıyor.

    – Bu günah ama baba.

    – Elbette oğlum. Böyle yapanlar dürüst iş yapanların parasını yemiş oluyor, bir bakıma hırsızlık yapıyorlar. Helal kazançlarına haram katıyorlar. Bunun vebali çok büyük.

    – Bildiğiniz halde niye buna izin veriyorsunuz?

    – Birkaç defa sütün sulu olduğunu söyledik, ama inkâr ediyorlar. Birbirimizle kötü olmayalım diye fazla da bir şey söylenmiyor. Ama bu haksızlıkların, hakka tecavüz edenlerin hesaba çekileceği gün böyle kişilerin yakasından tutacağız, hakkımızı alacağız. 0 gün haklı ile haksızın seçileceği mahşer günü. Ama bil ki oğlum, haram kazanç insana yaramaz, huzur vermez. Böyle yapanların başı beladan kurtulmaz. Bu dünyada olmasa da öbür dünyada cezasını görür. Haydan gelen huya gider.

    – Evet baba.

    Ahmet şaşırıp kalmıştı. İnsan nasıl olurdu da helal kazancına beş kuruş için haram katardı. Düşündü, gerçekten de babasının dedikleri doğruydu. Şaziye hanımların evde hiç huzurları yoktu. Aile içinde sık sık tartışmalar oluyordu. Onlar zaman zaman bu tartışmaları duyuyorlardı.

    Ahmet ile babasının bu konuşmasından birkaç ay sonra köy bir haber ile çalkalandı. Şaziye hanımların ineklerinden üçü köyde bir tarlada bulunan küçük gölete girmişler ve oradan çıkamayıp boğulmuşlardı.

    Ahmet babasıyla konuştuklarını hatırladı. Babası haram kazancın kimseye yaramayacağını söylemişti.

    Ahmet olanlar için iyi oldu demiyordu, ama keşke bundan ders çıkarsalar diye düşünüyordu.




 

Aynı Kategoriye Dön

 
 
Untitled Document
Yslam
 
Güncel Haber
firaset islam
Yslam
Sen de Katıl

 
firaset islam
Yslam
Sponsor Reklam
 
firaset islam
Yslam
Bir Ayet
Kim bir kötülük işlerse, onun kadar ceza görür. Kim de kadın veya erkek, mümin olarak faydalı bir iş yaparsa işte onlar, cennete girecekler, orada onlara hesapsız rızık verilecektir.

( MÜMİN - 40)

 
firaset islam
Yslam
Bir Hadis
İnsanoğlunun bir vadi dolusu altını olsa, bir vadi
daha ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey
doldurmaz. Ama Allah tövbe edenin tövbesini kabul
eder.

Buhari rikak 10, Müslim zekat 116-119


 
firaset islam
Yslam
 
Untitled Document
 
 

İslam

Kuran

Hadis

Arapça

Dini Site
Tasarım ve Yazılım
Taha Medya
www.tahamedya.com