Anasayfa Hakkımızda Reklam İletişim
Yslam
 
firaset anasayfa
Yslam
Yslam
Ninem
Ninem
06/09/2007
Salih Tuncay

“Kâlü innâ ilâhi ve innâ ileyhi râciün,”

Saliha kadın Nazife ninem, “Hakk’ın” rahmetine kavuştu. Akşamla yatsı arasında ruhunu teslim etti, “güzel melek” Azrail (a.s.)’e.

Ah ninem, yetişemedim sana. Yetişemedim son kez sesini, “Ah canım oğlum” demeni duymaya; “Nine, bana duâ eder misin?” dediğimde, “Olur oğlum, ederim.” deyişini, ah bir bilsen ne kadar özleyeceğim. Allah (c.c)’ımdan en samimi niyazım Cennet-i Firdevs’inde bizleri yine beraber eylemesidir.

Balkan Savaşı’nda on beş yaşında bir genç kız. Savaşın vahşetini yaşamış, hicretin zorluklarına katlanmış mübarek insan, Saliha hanımefendi. Bir büyük çilekeşin, “Bir ümmiye halam vardı, yanında Allah (c.c.) anıldığı zaman, iki gün yemeden içmeden kesilir, rengi benzi atardı. İşte o ümmiye kadının lisan-ı hali bana öylesine tesir etmiştir ki, daha sonra rahle-i tedrislerinden geçtiğim nice büyük veli zatların hiçbirinden o derece ders almadım.” dediği gibi, ben de senin o hâlet-i rûhiyenden çok etkilendim, ninem. Allah (c.c.) senden ebeden razı olsun, kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe eylesin.

0 nur yüzüne dudaklarımı değdirdiğimde, ölümün soğukluğunu hissettim ninem. Öyle katılaşmış ki kalbim; azgınlaşan nefsimin elinde, senin upuzun, yerde cansız yatışından ruhuma tesir eden bir manevî acı hissedemedim bile. Ama vicdanen huzurluyum senin hakkında ninem, çünkü arkanda sana dua edecek evlat ve torunlar bıraktın. Ölümün de hayatın gibi “rahmet” oldu herkese. Sana bakmaya zaten azmetmiştik hepimiz, ama birimizin kalbinden zahmet vereceğin hissi geçecektiyse, Rabbim buna razı olmadı ve seni huzuruna aldı. Rahatsızlığını haber verdiklerinde dengesizlikler içine girdim ninem. Nasıl bir tavır almalıydım bu durum karşısında, bilemedim. Karşımda iki alternatif vardı; birinde birkaç gün sonra iyileşecek eski haline dönecektin, diğerini düşünmek bile istemiyordum, ama o dimdik karşımdaydı; ölüm. Niye insan kaçar ölümden? Kaçar, çünkü hazırlıksız yakalanmaktan korkar. Ama sen ninem, “Neredesin ey ölüm! Artık sıkıldım yolunu gözlemekten.” der gibiydin lisan-ı halinle, o son demlerinde ömrünün. Son iki görüşmemizde ahiret biletini almış bir yolcu gibiydin. Ve şimdi daha iyi anlıyorum, “Bana hakkını helâl et evladım.” deyişlerindeki derin manayı. Kavuşamadım o pamuk ellerine, duyamadım o tatlı sesini son bir kez ninem. Hasretim sana ninem ve hicranım haşre kadar sürecek. Biliyorum, Rabbim (c.c.) lütfederse bizi de kavuşturur cennetinde. Senden vicdanen emin gibiyim, ama kendimden hiç değilim ninem, onun için Rabbimin sana olan lütuflarından istifade edebilmek için, seni kullanıyorum ninem ve seni vesile kıldığım için beni hoş görmeni istiyorum.

İç derinliği vardı ninem sende. Alabildiğine iç derinliğinle. bir buz dağını andırıyordun adeta. Senin çarşın, pazarın, gezmen olmamıştı. Buna zerre mis- kal ihtiyaç da duymamıştın zaten; “Kadının Kabe’si evidir.” kudsi beyanının tecellisini sende görsün devrimizin kadınları. Ah ninem! Neydi o zikirlerin, neydi insanın zihnini durduran ve arkasında neredeyse asırlık bir hayat tecrübesini saklayan, bazen tek cümlelik, bazen tek kelimelik fikirlerin! Vallahi, dört yıllık bir fakülte bitirmek yerine, senin bir ay hakiki taleben olmayı ne kadar çok isterdim. Ama geçti artık ni- nem, geçti. Neden insan bazı fazilet sahiplerinin -onlar ki hayatın istikametini belirleyecek hasletler ve faziletlerle yüklüdürler- kıymetini onlar öldükten sonra anlar. Neden? Kendimi bu konuda affetmeyeceğim ninem. Hoş affetmesem ne olacak sanki, geçti artık. Nefsimin arzularının peşinde koşmaktan, bir saat da olsa vazgeçseydim, belki sendeki mana ufkundan birtakım yeni tayflar yakalayabilirdim. Ah sefil nefsim, ah gafil ben!

İnceliğin çok derindi ninem. Ruh halimi nasıl da anlar, “Biraz kahırlı gördüm seni yavrum.” diye nasıl teşhisini koyar ve bir manevi doktor gibi nasıl ferahlatırdın beni. İbadette sebatlıydın. Elinden tesbihinin eksik olduğunu hatırlamıyorum. Bazen kelime-i tevhidin burçlarında, bazen kelime-i şehadetin ufuklarında, hep iman tazeliyordun. Çünkü “Allah bes baki heves.” sözünü bir rota biliyordun. Gösterişsiz ibadetleri severdin ninem; oruç gibi. Bir aydır namaz Kılamıyordun, ama vefatından üç gün önce oğluna, “Oğul, ben namazımı kılamıyorum, malum üç aylardayız, sizinle beraber pazartesi günleri oruç tutsam olur mu?” diye sormuş, oğlun, “Ana, sen yaşlısın, üstelik hastasın. Tutmasan daha iyi olur.” f dediğinde çocuklar gibi ağlamıştın.

Ya o duaların. “Duânız olmasa Rabbim size ne yapsın. “(Furkan, 25/77) ayetinin manası sende bir başka tecelli ediyordu, ninem. Hasreti beni kavuracak o dualarının. Özlü dualar yapardın hep, her şeyinde sadeliği tercih ettiğin gibi onda da sadeyi tercih ederdin; “Allah(c.c.) iman ve Kur’an ‘dan ayırmasın. “. “inşaallah hacı olursun.”.... Şimdi ben kime “Bana dua et.” diyeceğim ve kimden aynı hararette “Olur evladım.” cevabını alacağım.

Tabutunu, evden musalla taşına taşırken, avlu kapısında durakladım. Bana bu kadar tesir eden ve tesirini öldükten sonra bir kat daha hissettiğim nineme ahiret yolculuğunda ne hediye edebilirdim; üç İhlâs ve bir Fatihadan başka...

“Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz.” hadis-i şerifinin hakikatini de gördüm sende ninem. Son anlarında ‘beşaşet’e de mazhar olmuştun. Etrafında beyaz ve rengarenk giyinmiş çocuklar, büyük insanlar müşahede ediyordun; seni karşılıyorlardı öbür alem için.

Sende, Rumeli’nin ve Anadolu’nun taşına toprağına sinmiş “Osmanlı ruhu” hissediliyordu. Sen yokluklar içinde, bu ruh safvetinle yüce bir bezm yakaladın. Ya biz, önümüze her türlü imkânlar serilmişken o bezmden ne kadar uzağız, ah bir bilsen. Rahman, Rahim ve Kadir olan Allah (c.c.) o bezmi de yakalatsın bize, dostluğunu da.

Rahat uyu, sadece haşre kadar ayn kalacağız ninem.
 

Aynı Kategoriye Dön

 
 
Untitled Document
Yslam
 
Güncel Haber
firaset islam
Yslam
Sen de Katıl

 
firaset islam
Yslam
Sponsor Reklam
 
firaset islam
Yslam
Bir Ayet
ALLAH'IM! İsrafil’in, Mikail’in, Cebrail’in Rabbi olan Allah’ım! Cehennemden sana sığınıyorum.



( Hadis-i Şerif - 0)

 
firaset islam
Yslam
Bir Hadis
Hiçbiriniz kendisi için istediğini mümin kardeşi için

de istemedikçe gerçek iman etmiş olamaz.

Buhari iman 7 , Müslim iman 71


 
firaset islam
Yslam
 
Untitled Document
 
 

İslam

Kuran

Hadis

Arapça

Dini Site
Tasarım ve Yazılım
Taha Medya
www.tahamedya.com