Anasayfa Hakkımızda Reklam İletişim
Yslam
 
firaset anasayfa
Yslam
Yslam
SAKATLAR SAĞLAM DÜŞÜNMELİ
SAKATLAR SAĞLAM DÜŞÜNMELİ
07/09/2007
Sırtındaki kamburu ile ayağındaki topallığı kendisine küçüklük duygusu veriyordu. Nereye giderse herkes kendine bakıyor, hep kendini seyrediyor zannediyordu. Bu yüzden içinde burukluk, gönlünde eziklik vardı. Bu düşünceler zaman zaman kendisine isyan duyguları da getiriyordu. Şuuraltındaki duygularını bazen mırıldandığı da oluyordu.
“Allah bu kamburu ve topallığı vermekle beni mağdur etti, zulme maruz bıraktı!”
Bir gün kendisine bir telkin geldi. Dediler ki:
“Muhitindeki hocaefendinin yanına git ve bu soruyu ona sor.” Nihayet bir gün hocaefendinin yanına giderek bulduğu bir fırsatta sualini sordu:
“Hocam, sırtımdaki kamburum, ayağımdaki topallığım bana küçüklük duygusu veriyor, sanki Allah bana zulmetmiş gibi hislere giriyorum. Nedir bana reva görülen bu kötü muamele?”
Hocaefendi böyle sorularla çok karşılaşmıştı. Hiç garipsemedi bu sözleri:
Şeytan ve nefis “sana zulmedildi” şeklinde telkinde bulunurlar. Ancak biraz akıllıca düşününce anlarsın ki, sana asla zulmedilmemiş, hakkın yenmemiş, kötü muamele yapılmamıştır. Sen Allah’ın sayılamayacak kadar çok nimetini almışsın. Borçlusun. Bu nimetleri düşünüp, verene ibadetle, şükürle mükellefsin, şikayetle değil.
Tam itiraz edecekti ki, hocaefendi devam etti:
“Bak, dedi, senin ayağın var da topal! Yılanın ise ayağı hiç yok. Devenin kamburu ise bir değil birçok. Halbuki ruhlar aleminde senin ruhunla yılanın ve devenin ruhu eşittiler. Allah isteseydi senin ruhunu ayaksız bir yılanın içine koyar, yahut da kamburu çok bir devenin iskeletine yerleştirirdi. Mülk onundur, tasarruf ona aittir. İtiraz edebilir miydin? Etsen de hakkın olabilir miydi? Artık yılan gibi otların arasında sürünür, deve gibi çöllerde dikenli bitkiler yiyebilirdin. Ama böyle yapmamış, ruhuna insan cesedi giydirmiş, göz, kulak, kalb, mide ve bütün organlarını da tam ihsan eylemiş. Bu durumda verdiklerinin şükrü içinde olman gerekirken, vermediğinin şikayetine sapman ne makul olur ne de mantıklı. Halbuki hastanelere, bakımhanelere gitsen, orada nicelerini görecek, haline şükredeceksin. Bak, iki ayağı da kesikler var, iki gözü de görmeyenler mevcut. Kanserliler, kalbi hasta olanlar, böbrekleri işlemeyenler, yatağa mahkûm, felçliler söz konusu. “Bütün bunlar bende olsun da, ayağım topal olmasın” demek istemiyorsun herhalde.
“Kaldı ki, bunlar da bu hallerine sabrederlerse, ahirette onları öylesine yüce mükafatlar bekliyor ki, orasını görünce bu hallerine bin defa razı olacak, ‘iyi ki sabretmişiz’ diye sevineceklerdir.”
Ufku genişlemiş, muhakemesi gelişmişti. Gerisini kendisi izah etmeye başladı.
“Hocam, gerçekten de öyle.” dedi. “Vücudumda felç olmasın, organlarımda kanser bulunmasın, gözüm görsün, kalbim çalışsın da tek ayağım topal, belim kambur olsun.”
Sonra ayağa kalktı, yaklaşıp elini uzattı:
“Hocam ver elini öpeyim, yaşamayı yeniden sevdirdiniz, hayatıma huzur ve saadet kattınız. Meğer ben ne kadar yanlış düşünüyormuşum da haberim yokmuş. Şimdi hayatı sevmeye başladım.”
Sevgi ve şefkatle tebessüm etti hocaefendi:
“Haydi yeni hayatında saadetler, bahtiyarlıklar...”
“Hepsinden önce de doğru düşünmeler.”
Ahmed Şahin
 

Aynı Kategoriye Dön

 
 
Untitled Document
Yslam
 
Güncel Haber
firaset islam
Yslam
Sen de Katıl

 
firaset islam
Yslam
Sponsor Reklam
 
firaset islam
Yslam
Bir Ayet
Günahın açığını da, gizlisini de bırakın! Günah kazananlar, yaptıklarının cezasını çekecekler.

( Enam - 120)

 
firaset islam
Yslam
Bir Hadis
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.

Tirmizî, İlm, 14.


 
firaset islam
Yslam
 
Untitled Document
 
 

İslam

Kuran

Hadis

Arapça

Dini Site
Tasarım ve Yazılım
Taha Medya
www.tahamedya.com