Anasayfa Hakkımızda Reklam İletişim
Yslam
 
firaset anasayfa
Yslam
Yslam
RENKLERİN DÜNYASI
RENKLERİN DÜNYASI
19/12/2007

Öğrencilerimin “Öğretmenler Günü”nde bana verdikleri yapay çiçekleri, hanım mutfaktaki masanın üzerinde duran bir vazoya doldurmuştu. Çok da hoşuma gitmişti. Ama daha ilk görüşte içimde bir eksiklik, tamamlanmamışlık duygusu uyanmıştı. Kafama takıldı, gün boyunca sık sık düşünüp durdum. Akşam eve gidince özellikle gidip inceledim ki kurtulayım bu sıkıntıdan. Bir ara merak edip çocuklar da üşüştü başıma ve kendilerince yorumlar yapmaya başladılar. Nihayet bir süre sonra kafamdaki soru işareti kendiliğinden cevabını buldu. Vazodaki çiçekler arasında bir renk eksikti. O güne kadar hiç sevmediğim ve o renkte bir şey almayı hiç düşünmediğim bir renk, limon sarısı... Ertesi gün bir çiçekçiye girip limon sarısı bir gonca aldım ve getirip vazoya yerleştirdim, o zaman içimdeki o eksiklik duygusu kayboldu, rahatlamıştım.

            Demek ki her rengin ayrı bir yeri var, hepsi güzel, hepsine muhtacız. Biri bile eksik olsa dünya eksik kalacak.

“Yeryüzünde sizin için yarattığı değişik renklerdeki şeyleri de sizin hizmetinize sunmuştur. Elbette bunda öğüt alan kimseler için bir ibret vardır.”(Nahl Suresi:13)

            Renklerin dünyası çok enteresan. Oldum olası ilgimi çekmiştir. Zaman zaman üzerinde düşünür, hayaller kurar, anlamaya çalışırım.

            Bütün renkler birleşip beyazı oluşturuyor. Ne yersek yiyelim kıpkırmızı kan oluyor. Dişilerde bembeyaz süt oluyor. Yanan şeylerin hemen hemen hepsinin alevi kırmızı, isi siyaha yakın kül rengi, sonra hepsinin kalıntısı beyaza yakın kül rengi. Ne olursa olsun, hangi renk olursa olsun her şey sonunda toprağa karışıyor ve toprak rengi oluyor. Her şeyin öncesi toprak, sonrası toprak.

            Her şey hangi renkteyse en güzeli o. Düşünün bir hep aynı renk elbiseyi giydiğinizi, evinizin her eşyasının aynı renkte olduğunu, isterse en sevdiğiniz renk olsun. Siyah bir gökyüzü, kırmızı bir kar, yeşil bir kan, sarı bir su, mavi bir ağaç... Belki eksantrik  ama kesinlikle güzel değil.

            Renklerin insan psikolojisi üzerinde de çok etkili olduğu söyleniyor. Sevdiğimiz veya kullandığımız renkler kişiliğimizi ve duygularımızı ele veriyor.

Renkler iç dünyamızı da etkiliyor. Mesela beyaz, mavi, yeşil bizi dinlendirip huzur verirken, siyah, kırmızı ve sarı, geriyor. Kırmızı hemen her yerde tehlike anlamına geliyor. Kanı ve ateşi hatırlattığı için mi acaba?

Açık renkler soyut ve hafif, koyu renkler somut ve ağır şeyleri çağrıştırıyor.

Renklerin tasavvufta da çok önemli bir yeri var. Şeyh efendiler müritlerinin rüyalarında gördükleri renkleri ayrı ayrı yorumluyorlar. Seyrüsüluk boyunca değişik renkte nurlar görüldüğü söyleniyor. Dervişlerin giydiği suf denilen yünlü kumaşların da tevazuu temsil ettiği belirtiliyor.

Tarih boyunca İslami olan her şey yeşil ile temsil edilmiş, neden acaba? Cennet’ten dolayı mı? Malum cennet, ağaçlı yer demek. Ağaçlar da yeşil olduğuna göre…

Hayvanlar aleminde erkekler daha renkli ve gösterişli iken insanlarda tersi sözkonusu. Kadınlar, tarihin her döneminde çok renkliliği tercih etmişler. Bugün de öyle. Hatta giyim kuşam yetmediği için  makyaja başvuruyorlar. Eskiden erkekler de çok renkli giyinirlermiş. Topkapı Sarayında sergilenen padişah elbiseleri göz alıcı renklere sahip. Kırmızılar, sarılar, Fatih’in, Yavuz’un erkekliğine halel getirmiyor. Peygamber Efendimizin de zaman zaman kırmızı çizgili kaftanlar giydiği rivayet ediliyor. Günümüzün erkeklerinin hayatında ise başta siyah ve gri olmak üzere  ağır ve koyu renkler hakim. Bunun, günümüzün hayat anlayışıyla bir ilişkisi var mı acaba?

“Mutluluğun resmini çizebilir misin” diyordu Nazım Hikmet, ağabeydin Dino’ya. Sahi mutluluğun resmi yapılacak olsa hangi renkler kullanılırdı? Beyaz, mavi, yeşil, pembe gibi renkler mi, yoksa siyah, gri, kırmızı gibi renkler mi? Neden? Savaşın rengini yapmak gerekse, benim aklıma kırmızı ve siyah geliyor sadece, askerler yeşil renk elbise giyse bile.

Çok eskiden, Cennet’te dünyada olmayan renklerin de olacağını okumuştum. O günden beri düşünür ve merak ederim. Hayal ettiğimiz bütün renkler dünyada olan renkler, ötesini havsalamız almıyor. Ama ne kadar enteresan değil mi?

Allah’ın bir adı da “Sani”, yani Sanatkar. Sanatı, renklerden ayrı düşünmek mümkün mü? Resim, renklerle şiir yazmak, şiir, kelimelerle resim yapmak değil midir?

Görmeyi, tanımayı, sevmeyi de renklerden ayrı düşünmek çok kolay değil.

Görme problemi olanların imtihanı zor. Ama esas zorluk kainattaki Sani’yi göremeyenler için. Çünkü onlar ahirette kör olarak haşredilecek (Taha:124)

Allah bizi renklerden mahrum etmesin. Her renk güzel, hepsine ihtiyacımız var. İyi ki dünya çok renkli. Ve Cennet daha renkli olduğuna göre daha güzel.

Mehmet SARMIŞ

mehmetsarmis@gmail.com

 

Aynı Kategoriye Dön

 
 
Untitled Document
Yslam
 
Güncel Haber
firaset islam
Yslam
Sen de Katıl

 
firaset islam
Yslam
Sponsor Reklam
 
firaset islam
Yslam
Bir Ayet
ALLAH'IM! Sapıklıktan, küfürden, ve ademoğluna isabet edecek olan fakirlikten sana sığınırım.



( Hadis-i Şerif - 0)

 
firaset islam
Yslam
Bir Hadis
Kendisini ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi kişinin iyi

Müslüman oluşundandır.

Tirmizi zühd 11, ibn mace fiten 12


 
firaset islam
Yslam
 
Untitled Document
 
 

İslam

Kuran

Hadis

Arapça

Dini Site
Tasarım ve Yazılım
Taha Medya
www.tahamedya.com