AMWAY ÇALIŞANLARININ VE TÜKETİCİLERİNİN DİKKATİNE!

 

Türkiye’ye 1994’te giren Amway, dünyanın her yerinde 12 binden fazla çalışanı, 3 milyonun üzerinde distribütörü ve pazarı olan 500’e yakın ürün çeşidine sahip dev bir Amerikan firması. Bir özelliği de Bush’a Irak işgali sebebiyle maddi yardım yapan firmalardan olması. Buna rağmen Türkiye’de, özellikle de dindar çevrelerde çok tutuluyor. Dini bütün ev hanımları Amway kullanıyor, Amway’de çalışıyor. Amway, çalışanlarını büyülüyor. Amway çılgınlığı gün geçtikçe büyüyor.

 

HALİME KÖKCE

Pazarlamacılardan ne çekti bu halk. “Açmaz olaydım o kapıyı” dedi ama iş işten geçmişti. Kapıya gelen pazarlamacı önce vereceği uyduruk hediyeyi gösterip sonra da piyasa değerinin 2-3 katı fiyata kalitesiz tencere tavaları kakalamıştı. Okuma yazma bilmeyen kadınlara imza attırmayı başarmış, eeh bunu da kekledim rahatlığıyla başka kapıya yollanmıştı. Verdikleri adres sahte; şikayet edeceksiniz ama kime? Elinizde milyonluk senetler ve pahalı markaların 3 kuruş etmeyecek sahteleri. Kim hakkınızı arayacak? En kolayı gene ne edip edip bu senetleri ödemek.

PAZARLAMACILIKTA YENİ DÖNEM

İflah olmaz bir müşteri olan, her seferinde “Bir daha bunlara kapıyı açmayacağım” deyip elinde senetlerle akşam kocasından azar işiten kadınlar mı dersiniz, kapı kapı elindeki asılsız adresi arayanlar mı dersiniz. Bu tür pazarlamacılar tamamen el etek çekmiş değil ama pazarlama işinde yeni bir dönem açıldı. Artık doğrudan satış yöntemiyle satış yapan dünya çapında çok büyük pazar payına sahip firmalar var. Türkiye bu firmalar işin oldukça bereketli bir yer. Mutlaka bu firmalardan birinde çalışan bir tanıdığınız vardır. Ve mutlaka bu ürünlerden en az birini siz de kullanmışsınızdır. Çünkü doğrudan satış yapan firmaların ürün yelpazesini en gerekli olan ev gereçleri, temizlik ve kadınların dayanamadıkları kozmetik ürünleri oluşturuyor.

AMWAY ÇILGINLIĞI

Bir Amway ürünü kullanmamış olanımız var mı? Hadi diyelim kullanmadık; duymayanımız var mı? Hiç sanmam. Etrafınıza şöyle bir bakın tanıdığınız, tanıdığınızın tanıdığı kaç kişi Amway işinde. Araştırmaya başlayınca doğrusu hayret içinde kaldım. Nereden bulacağım şimdi Amway distribütörü diyordum ki sağım solum kum gibi Amwayci kaynıyormuş. Bir çoğunun, siyaset camiasından, sanat camiasından ismini bildiğimiz kişilerin eşleri olduklarını öğrendim. Tek tek aradım ve Amway’le ilgili olarak görüşmek istediğimi söyledim. Aldığım ilk cevap, “Buna ben karar veremem, yetkili kişilere danışmam lazım” oldu. Tekrar aradığımda ise izin çıkmadığını öğrendim. En az on kişiden bu cevabı alınca ben de pes ettim ve daha önce Amway’de çalışmış ve fakat bir sebeple ayrılmış iki kişi ile görüştüm. Hikayeleri ve Amway’e bakışları oldukça farklı iki kişi. Aslında sadece onları dinlemek bile Amway çılgınlığı hakkında oldukça fazla bilgi veriyor ama ondan önce çok önemli birkaç hususa dikkat çekmek istiyorum.

AMWAY IRAK İŞGALİNİ DESTEKLİYOR MU?

Doğrusu aramızda Amway ürünleri kullanımının bu kadar yaygın olduğunu ve Amway çalışanlarının bu derece fazla olduğunu öğrenince çok şaşırdım. Çünkü Amvay’in bir Yahudi firması olduğunu, Irak işgali münasebetiyle birbirimize forward ettiğimiz boykot edilecek ürünler listesinde görmüştüm. Biraz daha araştırınca Amway’in Irak işgali dolayısıyla Bush’a ekonomik yardım yaptığını, bu yardımın da 1.3 milyon dolar olduğunu öğrendim. Bunu Amway çalışanları ya bilmiyor ya da önemsemiyor. Amway’in çalışanlarına kazandırdığı para da Bush’a yaptığı yüklü yardımla doğru orantılı. Yani hatırı sayılır bir miktar. Firmanın çalışanlarına tanıdığı imkanlar sorgulanmasının önünde perde oluyor. Dini bütün hanımlar, Amway’in çevreye ve insan sağlığına duyarlı tavrından ve vaat edilen kazançtan etkileniyorlar. Amway’in bir Amerikan firması olması bir şey ifade etmiyor. Zaten tükettiğimiz ürünlerin pek çoğu Amerikan patentli değil mi! “Amway bir Yahudi firmasıymış. Peki buna ne diyorsunuz?” sorusuna ise “Değil. Öyle olsa çalışmayız.” diyorlar.

Bunun doğru olmadığına inanıyorlar. Olduğuna yahut olmadığına dair net bir bilgileri yok ama gene de olmadığına inanıyorlar. Bizden söylemesi. Yahudi ya da değil ama satın aldığımız her Amway ürününden, sattığınız ve dolayısıyla para kazandığınız, o parayla çocuklarınızın ihtiyacını karşıladığınız her Amway ürününden elde edilen gelirin ne işe yaradığından emin misiniz? Eminseniz ve içiniz rahatsa mesele değil. Fazla söze gerek yok.

KUTULAR

 

HÜLYA ÜNLÜ (Özel öğretmen)

Hipnoz gibi bir şey!

Hülya Ünlü, başörtüsü yasağıyla birlikte üniversiteden ayrılmış. İçine düştüğü boşlukta ilk karşısına çıkan Amway olmuş. O ve onun gibi birkaç arkadaşıyla birlikte Amway işine girmişler. “Bizim amacımız biraz para kazanmaktı. Firmanın sahibinin bir Yahudi olduğunu öğrendiğimizde ilk düşündüğümüz ‘yiğidi öldür hakkını yeme’ oldu. Ama aradan 6 ay geçtiğinde ayrılmaya karar verdik. Çünkü bu iş bize göre değildi” diyor.

“Amway bence sadece bir firma değil. Evet çok iyi para kazanıyorsunuz. Ben o dönem için çok iyi para kazandım. Ama toplantılarda pozitif yaşam propagandası yapılıyor. Bir nevi hipnoz uygulanıyor. Fatih merkezli toplantılarda rahatsız edici çok fazla bir şey göremeyebilirsiniz ama Park Otel’de yapılan toplantılarda bariz bir biçimde batılı yaşam tarzı ve değerler empoze ediliyor. Giyip kuşamınızdan davranış kalıplarınıza, selamlaşma biçimlerinize kadar her ayrıntıyla ilgileniyorlar. Bunlar sadece işte başarılı olmanız için değil yaşam kaliteniz için de çok önemlidir mesajı veriliyor. Bir Amerikan firması olması kimsenin umurunda değil. Biz Yahudi olduğunu öğrendiğimizde ki bunu zaten söylemezler- ‘yiğidi öldür hakkını yeme!’ diye düşünmüştük. Şimdi tabii ki böyle düşünmüyorum ama bugün bu bilgi gizleniyor. Çünkü Müslümanlar arasında hem çok tüketiliyor hem de firmanın Müslüman ülkelerde binlerce çalışanı var. Amerikan filmlerinde rastladım. Karı koca kavga ederken adam karısına “ne bu Amway mı?” diye bağırıyor. Yani her şey ortada gibi ama aslında karışık ve gizemli bir şey bu. Kadınlar bu işe kaptırıyorlar kendilerini ve yükselmek için çok şeyi göze alıyorlar. Çünkü gerçekten de iyi para kazanıyorlar. Müslüman bir kadının bu işe başlamasında çevreci ürünler olması, doğanın bize emanet edilmiş olması ve adaletli bir kazanç dağılımı vs. etkili oluyor. Tabii ki ev hanımlarının bile yapabileceği bir iş olması da kadınları etkiliyor. Ama işin içine girince anlaşılıyor ki öyle az mesai ile olacak iş değil. Yükselmek için çok çalışmaları gerekiyor. Üstelik ağır işçi gibi. Dükkanınızla geziyorsunuz. Ben 6 ay kadar çalıştım. Başörtüsü yasağı dolayısıyla bir çok arkadaş bu işle uğraşmaya başlamıştık. Ama 6 ay sonra ayrıldık.”

Ayşe Sak: Dick DeVos’a hayranım

2000 yılında, bir arkadaşımın daveti üzerine katıldığım bir ev toplantısında dinledim ilk kez Amway iş planını. İş planı çok karmaşık bahsedilen paralar çok abartılı gelmişti bana. Sözedilen paranın dörtte birini bile kazansam bana yeter diyerek işe başladım. Amway’den ayrıldıktan sonra bir iki iş teşebbüsüm oldu ve o zaman çok daha iyi anladım Amway’in ne kadar mükemmel bir firma olduğunu. Amway hiç sektirmeden her yıl 5A1 kredi notu alabilen ender firmalardan. Hiç borcu olmaması, ürün kalitesinin, şirket hizmetlerinin mükemmel olması ve çok yüksek ciroya sahip olması gerekiyor bir firmanın bu notu alabilmesi için. Amway insanın kendi iş yapabilme gücünü keşfetmesini, kendine güvenini sağlıyor. İçinizdeki ışığı fark ettiriyor. Bu süreç içinde kişisel gelişim kitapları okumaya teşvik ediliyor, nasıl giyinmeniz, nasıl konuşmanız hatta nasıl tokalaşmanız gerektiği konusunda sürekli eğitim alıyorsunuz. Amway tecrübesinin bu anlamda bana çok şey kattığını söyleyebilirim. Bence başarılı olmak isteyen firmalar kendilerine Amway’i örnek almalılar.

İlk başladığınızda yapmanız gereken Amway ürünlerini kullanmak. Yani kendi marketinizden alışveriş yaparak işe başlıyorsunuz. Beni en çok etkileyen Amway’in çevreye ve insan sağlığına gösterdiği duyarlılık olmuştur. Vitaminler ve cilt bakım ürünlerinin kalitesinden ödün vermemek için hammaddesi olan bitkileri kendi tarlalarında yetiştiriyor. Toprağın ıslah edilmesinde asla tarım ilaçları kullanılmıyor. Zararlı haşarelerin zararsız haşareler tarafından yokedilmesi sağlanarak ekime hazırlanıyor. Tarlaların üzerinden uçak bile geçirilmiyor. Ambalajları tamamıyla geri dönüşümü mümkün olan malzemelerden üretiliyor. Üzerindeki boyalar dahi kök boya.

Müşteri portföyünüz, içinizdeki iyi olanı paylaşma ve tavsiye etme güdüsüyle oluşuyor. Ben fikri daha iyi sattığım için müşteriden önce ekip oluşturdum. Müşteri zaten kendiliğinden geliyor. Alttakiler çalışıyor, üstekiler çalışmadan kazanıyor sistemi burada geçerli değil. Herkes kendi emeğinin karşılığını alıyor. Çok adil bir sistemleri var. Başka türlü olsa ben zaten girmezdim. İstediğiniz yere kadar tırmanma imkanınız var. Önünüz açık. Kendiniz ve ekibinizle oluşturduğunuz ciroya göre yükseliyorsunuz. En az üç istikrarlı dalınız oldu mu sürekli pirime hak kazandığınız zümrütlük seviyesine ulaşıyorsunuz. Zümrüt seviyesinde aylık ortalama geliriniz 3,5 -5 bin YTL arası oluyor. İlerleyip 3 değil 6 dalınızı platin yaparsanız elmas oluyorsunuz. Aylık geliriniz de en az 10 bin YTL oluyor. Çift elmas ya da taç olup daha fazlasını da kazanabilirsiniz. Üstelik primler dolara endeksli olduğundan enflasyondan etkilenmiyorsunuz. Ben ayrıldığımda altın seviyesine ulaşmıştım. 3 ay daha devam edebilseydim platin olacaktım. 2,5 yılda 2,5 milyar kazanacak seviyeye geldim. Fakat ayrılmak durumunda kaldım. Amwade ileriye gitmek için düzgün bir aile imajınızın olması gerekiyor. Erkekler bakıyorlar ki kadın almış başını gidiyor onlar da eşleriyle birlikte bu işi yapmaya başlıyorlar. En azından eşlerine destek olmaları gerekiyor. Ayrılmam da kişisel sebepler de vardı fakat üzerimdeki bazı insanların bana yaptıkları haksızlıkların ve hesapların kurbanı oldum. Psikolojik baskıyla istifaya zorlandım. Amway’den ayrıldığınızda sizin dallarınız ve oluşturduğunuz iş hacmi olduğu gibi bir üst sıra sponsorunuza geçiyor. Benim istifa etmemle beraber benimkiler de üst sıra sponsoruma kaldı. Başka söze gerek yok herhalde.

Terazisi şaşmaz Amway’in. Başarılı olmak için yapmanız gereken, firmaya ve ürüne inanmanız ve tabii çalışmanız. Bir profesör de okuma yazma bilmeyen bir kadın da bu işi yapabiliyor. Ve hiçbir ayrıma tabii tutulmuyorsunuz. Firmanın sahipleri Amerikalı. Bunun bence hiçbir olumsuz anlamı yok. Amerikalı olmak ve Amerikancı olmak arasında fark var. İnsanların hangi dine değil hangi inanca sahip oldukları önemli. Kavga Habil ve Kabil’den bu yana iyi ve kötülerin kavgasıdır. Güzel işler güzel insanlara aittir. Ben Dick DeVos’la tanışmayı çok istedim. Ona hayranım. Yaptığı şey ortada. Kaliteli bir şey üretiyor ve insanları, sömürmeden adil bir biçimde çalıştırıyor. İnsan sağlığına önem veren ve kazançta adaleti öne çıkarmış bir firma. Cirosunun yüzde 65’ini dağıtıyor. Bundan güzel bir ticaret olur mu? Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.